risk_analizi

RİSK DEĞERLENDİRME


Yasal Mevzuat: İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Md 4 c)
İşverenlerin genel yükümlülükleri:
İşveren, Risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır.
danisman.1

OSG DANIŞMANLIK HİZMETLERİMİZ

Yasal Mevzuat:

İşverenlerin yükümlülükleri

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Madde 6
İşverenler; iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli görevlendirir. Çalışanları arasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak yerine getirebilir.

OSG_Mobil_Sağlık_Aracı_

OSG Mobil Sağlık Hizmetleri

Sağlık Gözetimi

İşverenlerin yükümlülükleri
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Md 15: a) Çalışanların işyerinde maruz kalacakları sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlar..

b) Aşağıdaki hallerde çalışanların sağlık muayenelerinin yapılmasını sağlamak zorundadır:

1) İşe girişlerinde.
2) İş değişikliğinde.
3) İş kazası, meslek hastalığı veya sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaşmalarından sonra işe dönüşlerinde talep etmeleri hâlinde.
4) İşin devamı süresince, çalışanın ve işin niteliği ile işyerinin tehlike sınıfına göre Bakanlıkça belirlenen düzenli aralıklarla.
(2) Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde çalışacaklar, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz.
(3) Bu Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporları, işyeri sağlık ve güvenlik biriminde veya hizmet alınan ortak sağlık ve güvenlik biriminde görevli olan işyeri hekiminden alınır

Gezer mobil sağlık aracımızla akciğer filmleri dijital cihazlarımızla çekilmekte ve derhal DVD ortamında hazırlanmaktadır.
Özellikle akciğer filmi, işitme testi, solunum fonksiyon testi, kan sayımı, idrar tetkiki , kan gurubu, portör tetkikleri, işin niteliğine göre karaciğer fonksiyon testleri, hepatit markerleri, toksikolojik testler ve göz muayenesi gibi sizin belirlediğiniz bir çalışma paketi çok uygun şartlarda ve fiyatlarda çalışanlarınıza sunulabilmektedir.

İşe Giriş Muayeneleri ve Tetkikleri
İş yerine yeni başlayacak işçileri için yapılacak işe giriş muayenelerinde değerlendirmeye alınması önemli olan birçok testi işe başlamadan OSG Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi DOSAB adresimizde yaptırabilirsiniz.

İşçilerden istenen testler diğer sağlık kuruluşlarındaki yüksek fiyatlar nedeni ile işçiler tarafından yapılamamakta veya bir kısmı yapılabilmektedir.

İş Alma Prosedürünüze OSG’yi ilave ediniz.

Kurumunuzla yapacağımız bir anlaşma neticesi gönderdiğiniz her işçiye ne yapılacağı tarafımızdan biliniyor olacak, kısa sürede ve uygun fiyatlarla bir paket uygulama olarak testleri yapılarak bir dosya şeklinde sizlere ulaştırılacaktır.

…detay bilgi OSG Mobil Sağlık Hizmetleri

İletişim Bilgilerimiz:

O.S.G. Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi Tic. Ltd. Şti.

DOSAB Dumlupınar Mah. 53. Sokak No. 38 Osmangazi BURSA

Yetki Belgesi Tarih ve Numarası: 22.04.2011–06

Tel&Faks : 0224 262 5710

E.mail: osg@osg.com.trbilgi@osg.com.tr

Gurbetin somunu büyük, içi boşmuş!

Akşamın ilk ışıkları düşerken denizin üzerine ben de evime dönmeye çalışıyorum. Bir de şu trafik ışıklarına yakalanmasam olmaz.

“Hep ben mi denk geliyorum kırmızılara…” diye düşünürken, Yalova sapağındaki trafik lambalarının altında bekleyen 15-16 yaşlarında, oldukça çelimsiz, gözlüklü bir delikanlı ile göz göze geliyoruz. Kendisine baktığımı görünce “Bursa’ya mı” der gibi bir el işareti yapınca ben de ona “atla” işareti yapıyorum. Koşar adım gelip, tebessüm ederek biniyor arabaya.

- Benim arabama binen emniyet kemeri takar diyorum. “Tak bakalım emniyet kemerini de”
- Tabi abi diyor teşekkür ederim. Allah razı olsun.

Oldukça mahzun ve mahcup bir delikanlıya benziyor. Üstelik tane tane konuşuyor. Ve başlıyoruz o içimde fırtınalar yaratan konuşmalara.

- Nereye gidiyorsun?
- Gemlik’e gidiyorum.
- Yalova’da çalışıyor musun?
- Hayır. Bir akrabamızı aradım ama bulamadım. Adresinde tanıyan yok. Muhtara da sordum o da tanımadığını söyledi. Gemlik’e döneceğim ama üzerimde hiç param kalmadı.

Şivesi, konuşması, terbiyesi oldukça farklı. Belli ki buralardan değil.

- Adın ne?
- Kenan.
- Çok güzel. Benim de Mümin.
- Sizin adınız da çok güzel. Mümin ibadet eden, inanan demek. Benim adımın diğer anlamı Kevser. Kevser Kuranı Kerimde bir surenin adı. Aynı zamanda Cennette bir ırmağın adı. Rabbil alemin herkese Kevser suyundan içmeyi nasip etsin.
- Amin. Kenan ne iş yapıyorsun?
- Torna tesviye bölümü 2. sınıfta okuyorum. 16 yaşındayım.
- Nerelisiniz Kenan?
- Artvin’liyiz abi.
- Buraya mı yerleştiniz?
- Geçen sene göç ettik buraya. Yerleştik mi bilemiyorum. Rahat edelim diye getirdi babam buralara. Rabbime şükür ama keşke gelmeseydik. Gurbetin somunu büyük ama içi boşmuş. Çok örselendik buralarda.
- Baban ne iş yapıyor?
- Babam… inşaatlarda çalışıyordu… 4 ay önce çalıştığı inşaatta düşüp öldü.
- Ney Baban memlekette ustamıydı Kenan?
- Hayır ormancıydı.
- Ney
- Aileme ben bakmaya çalışıyorum. Okuldan arta kalan zamanlarımda simit satıyorum. Çoğunlukla Gemlik halinde çalışıyorum. Günlük 15 lira kadar kazanabiliyorum. Gemlik’te kirada oturuyoruz. Bir annem ve iki kız kardeşim var. Çok küçük onlar. Biri 2, diğeri 4 yaşında.
- Kenan çok şaşırdım. Ama çok zor durum bu. Peki ev kirası, diğer masraflar yetişiyor mu?
- Bir buçuk aydır ev kirasını veremiyoruz. O yüzden buraya, akrabalarımı bulmaya geldim. Ama bulamadım..
- Başka tanıdıklarınız yok mu?
- Bursa’da varmış. Ama adreslerini bilmiyorum.
- Artvin’i ara. Mutlaka adreslerini bilen vardır. Bul onları…
- Arayacağım abi.

“Bir müddet ne ben, ne de Kenan konuşmadık. Ne sorsam içimi parçalayan cevaplar geliyor. Bir baba Artvin’de verimsiz topraklarda bu zamana kadar çalışarak ailesini geçindirmeye çalışmış. Bakmış olacak gibi değil. Batı memleketleri iyidir, bari çocuklarımın geleceği daha iyi olsun, okusunlar deyip 41 yaşında Gemlik’e göç ediyor. Ailesinin mutluluğu için ne iş olsa yapar babalar… O da bilmediği, yapmadığı inşaat işlerinde çalışmaya başlıyor. Sonra o acı son. Peki bu aile ne yapar şimdi. Allah’ım yardım et onlara…”

- Kenan, ne yapmayı düşünüyorsun? Yani yarınlar için düşüncen ne? Memlekete dönmeyi düşünüyor musunuz?
- Bir fırsat bulursak döneceğiz abi. Ne de olsa kendi memleketim. Gurbette çok örselendik. Buralarda herkes bir başka. Kimse kimseye yardım etmiyor.
- Kenan, dönerseniz, bıraktığınız yerden devam edeceksiniz, kardeşlerin o arzu ettiğiniz hayatı yaşamayacaklar. Çektiğiniz acılar da yanınızda kalacak. Eğer akrabalarını bulabilirsen, size yardım edecek birileri çıkarsa, bence burada kalın ve okumaya çalış. 2 -3 yıl çektiğin zahmete katlanabilirsen, okulunu bitirdiğin zaman ailene bakabilirsin. Şu tanıdıklarını bir ara Kenan.
- Arayacağım abi.

Gemlik’e yaklaşıyoruz.
- İşte şu halde çalışıyorum abi.
- Peki Kenan, sana nasıl ulaşabilirim. Yani yarın seni aramaya kalksam nasıl bulabilirim. Telefonun var mı?
- Numaram var ama telefonum yok abi. Ama halde beni tanırlar. Halde yoksam sokaklarda simit satıyorumdur… Işıkların yanındaki benzinlikte ben kalayım abi.
- “Kenan bak bu kartım. Sıkışınca ara beni” derken vermeye çalıştığım küçük miktardaki parayı almak istemiyor.
- “Kırma beni Kenan” diyorum.
- “Abi zaten sana borçlandım. Senin için dua edicem” derken kendimi zor tutuyorum.

Benden çok sizin duaya ihtiyacınız var. Allah yardımcınız olsun…

18.10.2007 Gemlik

Mümin ERGÜL

iş Güvenliği Uzmanı

Özür dilerim, sizi öldürdüm!

Özür dilerim, sizi öldürdüm!

“BURSA’nın Merkez Nilüfer İlçesi’nde bir süpermarket önünde sürücünün kontrolünden çıkan bir otomobilin otobüs durağında bekleyenlere çarpması sonucu ilk belirlemelere göre 5 kişi öldü, 5 kişi de yaralandı. Tarih 29 Kasım 2009

Kaza yapan sürücü Adnan Menderes Üniversitesi öğrencisi Atıl Arda ile aynı otomobilde bulunan Bahadır Güntekin, Gizem Korkmaz ve Ali Gökalp ise hafif yaralı olarak Çekirge ve Muradiye Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Olaydan sonra konuşan araç sürücüsü kazada ölenlerin yakınlarından özür diledi”

Yukarıdaki olay anlatıldığı kadar masum bir kaza değildir. Belki bu içinde yaşadığımız toplumun bir yansımasıdır, bir örneğidir.

Beyin gelişimini tamamlamayan kişilerin kurallara uymamasının bir göstergesidir. Tahsilli olmak, zengin olmak, genç olmak ya da başka bir şey “Maganda” olmayı engellemiyor.
Ne yazık ki toplum olarak “Maganda” kültürüne daha yakın göründüğümüzü itiraf etmeliyim. Yaşanan olaylardan ve kazalardan ders çıkarmama özrüne sahibiz. Yazları ve bayram günlerinde ortalama 25 – 30 kişiyi bulan ölümle sonuçlanan trafik kazalarından hiçbir yapıcı kazanç elde edemediğimiz bu bayram da görüldü sanırım önümüzdeki yaz tatili ve bayram günlerinde de görmeye devam edeceğiz.

Üniversite öğrencisi dört genç meyilli bir yolda aşırı sürat yüzünden aracın kontrolünü kaybediyor, yoldan çıkarak önce durakta bekleyenlerin üzerine bilardo topu gibi dalıyor ve insanları havalara fırlatıp metrelerce uzağa savuruyor. İlk kurbanlarını burada alan canavar aracı ile takla ata ata ilerleyip reklam panosu önünde bekleyenlere de çarptıktan sonra panolara yapışıp durabiliyor.

Ortalık can pazarı,

Ortalık bomba düşmüş gibi.

Aynı durakta bekleyen komşum Ahmet Bey iki metre önünden eşinin ve İstanbul’dan misafirliğe gelmiş (eşinin) ablasının metrelerce uzağa savruluşunu bir film gibi dehşetle izledikten sonra yerinden fırlamayan aklına mukayyet olmaya çalışırken ablasının vefat ettiğini görüyor. Ardından ağır yaralı eşini Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırıyor. Gözyaşları ve dualar onu geri getirmeye yetmiyor ve hastanede eşini de kaybediyor.

Komşum Ahmet, dün gülüyordu. Bu gün cenazesi var. 30 yıllık eşini kaybetti. Gözyaşlarını göremedim ama dalıp giden gözleri daha şimdiden onu ne kadar özlediğini anlatmaya yetiyor.

Kazada sadece 5 can gitmedi.

Beş ocak söndü. O evlerde yaşayan aile fertlerinin düzenleri bozuldu bu günü ve yarınları etkilendi.

O kişilerin hayatlarında meydana gelen ve gelecek travmaları ölçen bir cihaz var mıdır?

Komşum Ahmet’in artık evi sessizdir, koridorları kimsesiz.

Değdi mi hız yapmaya?
Mutlu musunuz?
Özür dilemek bir hakaret sayılmaz mı şimdi?

Hayır, bu masum bir kaza değildir? Bir özür ile kapatılacak bir olay hiç değildir.
Bu bir cinayettir. Toplu cinayete teşebbüstür.
Bu kişi “taksirle adam öldürmek” suçundan yargılanmalı ve trilyonları bulan maddi ve manevi tazminat davaları açılmalıdır.
Aksi halde bu tür olayları yaşamaya ve bu tür hikayemsi yazıları okumaya daha çook devam ederiz.

Mümin Ergül
İş Güvenliği Uzmanı

Ya eve dönemezsem…

Ya eve dönemezsem…

“İnsan hayatı başkalarının hatalarını tekrarlayacak kadar uzun değil”
“Hayat, ‘keşke’ dediğimiz hatalarımızı telafi etmek için bir fırsat daha vermiyor” gibi sözleri bir eğitimde duymuş ya da bir yerlerde mutlaka okumuşsunuzdur.

Bütün bunlara rağmen beynimizden atamadığımız “bana bir şey olmaz” düşüncesi doğrultusunda çalışmaya ve davranmaya devam ederiz.

Dile getirilen hatalı davranışları hemen hepimiz çok yerde görebilmekteyiz. O yanlış hareketlerin bir adım sonra sebep olabileceği durumları önceden analiz etme yeteneğini kullanmıyoruz. Yani birey olarak risk analizi yapmıyoruz.

- İskeleyi doğru kurmuyoruz, tabana uzattığımız çarpık iki adet oynak tahta üzerinde iş yapıyoruz,
- Yüksekte çalışıyoruz, uygun merdiven kullanmıyoruz,
- Tahtaravalli gibi oynak zeminde emniyetsiz çalışıyoruz,
- Kayabileceğini düşünmüyoruz, sallantıda dengemizi kaybedeceğimizi öngörmüyoruz,
- Bu güne kadar başımıza bir kaza gelmediği için de canımızın nasıl yanacağını bizle beraber başkalarınında ağlayacağını düşünmüyoruz,
- Sanki insan anatomisini çok iyi bilirmişiz gibi inatla “Bana bir şey olmaz” diyoruz, tedbirsiz çalışıyoruz,

Merdiven sallanıyor, dengemiz bozuluyor… kuşların dalda denge kurması onlara verilmiş bir Allah vergisidir ama biz düşüyoruz.
Sadece iki metreden yere konmayı öğrenemediğimizi yaşayarak anlıyoruz.
Düşerken göğsümüz taşıma arabasına çarpıyor, kaburgalarımız kırılıyor,
Nefes alamıyoruz,
Hayatımız saniyeler içinde hızlandırılmış film gibi gözümüzün önünden geçiyor.
Ölümün soğuk yüzünü o an görebiliyoruz.
Canımızın acısını bile hissetmiyoruz.
Gündüz vakti hava kararmaya başlıyor…
ve bir film sona ermek üzere…

Eşim diyorsun, o şimdi ne yapacak.
Oğlum, küçük kızım akşam beni arayacak, ya eve dönemezsem…
ve düşünceler de yavaştan kaybolmaya başlıyor, gece vakti elektrikler kesilmiş gibi karanlık çöküyor…

Neden sonra güneş doğar gibi etraf aydınlanmaya başlıyor. Işıklar gözlerinizi kamaştıryor sonra yanıbaşınızda sevdiklerinizi görüyorsunuz. Eşinizi, çocuklarınızı…
Çokca ağladıkları belli gözlerinden. Siz açınca gözünüzü bu kez sevinçten tekrar başlıyorlar ağlamaya. Şükür diyorsunuz. Allahım yaşıyorum.

İki metreden değil de ya daha yüksekten düşseydim diyorsunuz. Ne olurdu?

Bu kadar tedbirsiz davrandığınız için kendinize kızarsınız ve bundan sonra tedbirli çalışacağınıza söz verirsiniz…

Gerek var mıydı? Bu sözü vermek için bu kadar acı çekmeye?

Mümin Ergül

İş Güvenliği Uzmanı

İŞ GÜVENLİĞİ NEDİR?

Kısaca iş güvenliği diye adlandırdığımız tanımın açılımı “İş Sağlığı ve Güvenliği”dir

Bu tanım içerisine işçilerin sağlığı ve güvenliği ile birlikte işyerinin sağlığı ve güvenliği de girmektedir.

Öncelik işyeri sınırları dahilindeki tehlike kaynaklarının belirlenmesidir. Sonrasında bu tehlike kaynaklarının giderilmesi veya risklerin kabul edilebilir seviyelere çekilmesi gerekmektedir.

İkinci adım olarak çalışanların eğitilmesi ve iş güvenliği kültürünün bir yaşam biçimine sokulmasıdır.

Bu bilince erişmiş çalışanların kural ve talimatlara uyup, giderilemeyen tehlike kaynaklarına karşı gerekli kişisel koruyucu ekipmanları kullanmaları halinde işyerlerinde sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı tesis edilmiş olacaktır.

ORTAK SAĞLIK VE GÜVENLİK BİRİMİ

Ortak sağlık ve güvenlik birimi (OSGB):

6331 Sayılı İş sağlığı ve Güvenliği Kanunu “Tanımlar” bölümü Md.3 m) bendinde

Ortak sağlık ve güvenlik birimi:
Kamu kurum ve kuruluşları, organize sanayi bölgeleri ile Türk Ticaret Kanununa göre faaliyet gösteren şirketler tarafından, işyerlerine iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sunmak üzere kurulan gerekli donanım ve personele sahip olan ve Bakanlıkça yetkilendirilen birimi,
ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.

İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sunmak üzere, gerekli donanım ve personele sahip olan ve Bakanlıkça yetkilendirilen kamu kurum ve kuruluşları ile Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren şirketlerce kurulan ve işletilen müesseseleri ifade etmektedir.
OSGB kurulabilmesi ve hizmet sunabilmesi için tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan;
a) En az bir işyeri hekimi,
b) En az bir iş güvenliği uzmanı,
c) En az bir diğer sağlık personeli istihdamı zorunludur.

yasa

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Yürürlüğe Girdi

6331 Sayılı “İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU” 30 Haziran 2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi.

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemektir.

İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI KİMDİR?

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Md 3 f bendinde
İş güvenliği uzmanı: İş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip mühendis, mimar veya teknik elemanı ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.

Aynı maddenin s bendinde ise “Teknik Eleman” tanımına açıklık getirilmiş ve
s) Teknik eleman: Teknik öğretmen, fizikçi ve kimyager unvanına sahip olanlar ile üniversitelerin iş sağlığı ve güvenliği programı mezunlarını,
ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.

Murat Duman Tasarım